1.Gün Cumartesi: Bolu Safranbolu
Siz saygıdeğer konuklarımızı 07:00 Bakırköy Regata Otoparkı – 07:45 Dolmabahçe G-Mall Önü – 08:30 Kadıköy Evlendirme Dairesi Otoparkı – 09:15 İzmit Eski Salıpazarı Önü (Yeni Otogar Yanı) karşısından alarak lüks otobüsümüzle yola çıkıp önce birbirimizle tanışıyoruz. Adapazarı-Bolu-Gerede güzergâhından Müzekent Safranbolu’ya ulaşıyoruz. Safranbolu’ya ulaştığımızda ilk olarak Safranbolu’nun iki yazlık mekanından birisi olan ve UNESCO’nun Anadolu’da koruma altına aldığı iki köyden birisi olan Yörükköyü’ne gidiyoruz. Yörükköyü’nün Arnavut kaldırımlı taş sokaklarında gezerken kendimizi tarihin sayfalarında birer yaprak gibi hissedeceğiz. Sipahioğulları’na ait iki konağı gezip, ilginç hikayelerini dinledikten sonra köyün ortak çamaşırhanesine gidiyoruz. Tarih kokan bu mekanda fotoğraflarımızı çektikten sonra yavaş yavaş Yörükköyü’nden ayrılıyor ve Safranbolu’ya hareket ediyoruz. Safranbolu’ya girmeden önce Hıdırlık Tepesi’ne çıkıyor ve etrafı temaşa ediyoruz. Hıdırlık Tepesi, hıdrellez kutlamaları ve yağmur dualarının yapıldığı, Safranbolu’ya dair en güzel manzara fotoğraflarının çekildiği yer ve Anadolu’nun yedi açık namazgahından birisidir. Burada rehberimizin vereceği değerli bilgileri dinlerken, acentamızın ikramı olan meşhur bağlar gazozundan içtikten. Vereceğimiz fotoğraf molasının ardından tarihi çarşıya iniyor ve Safranbolu’yu en ince noktasına kadar gezip tanıma şansına sahip oluyoruz. Safranbolu gezimize, bölgede gezilecek en güzel konaklardan birisi olan Kaymakamlar Konağı ile başlıyoruz. Burada bulunan yöresel mimariyi ve kıyafetleri görüp fotoğrafladıktan sonra, manifaturacılar ve semereciler çarşısından da geçerek Kileciler Konağı’na geliyoruz. Bu güzel konağın bir diğer adı da Bam Teli Müzesi. Bu ismin verilmesinin sebebi ise, Tayfun Talipoğlu’nun yapmış olduğu programlarda kendisine verilen hediyelerin burada sergileniyor olması. Buradaki gezimizi tamamladıktan sonra yolumuz bizi İzzet Mehmet Paşa Camii’ne çıkarıyor. Beraberinde gezeceğimiz yerler ise, yemeniceler arastası, bakırcılar ve demirciler arastası, Pazaryeri, Köprülü Mehmet Paşa Camii, Cinci Hanı, Cinci Hamamı, Kazdağlıoğlu Camii ve yemeniciler çarşısı olacak. Bu kadar yürüyüşün ardından artık karnımız acıkıyor ve öğle yemeğimizi almak üzere Çevrikköprü Restaurant’a gidiyoruz.(ekstra) Öğle yemeğinin ardından ise, bu kez yediklerimizi eritmek üzere Safranbolu’nun bir başka tepesi olan hükümet tepesine çıkıyoruz. Yolumuz üzerinde bulunan Eski Hükümet Konağı ve Saat Kulesi gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Bu tepeden Ayastefanos Kilisesi’ni (Ulu Camii) panoramik olarak görüyor ve fotoğraflıyoruz. Gezimizin sonunda İmren lokumcusuna gidiyor ve Safranbolu’nun en meşhur tadı olan lokumun tadına bakıp, alışverişini yapıyoruz. Burada yapacağımız slayt gösterisi sırasında acentemizin ikramı olan safran çaylarımızı içiyoruz. Vereceğimiz serbest vaktin sonrasında otelimize yerleşiyoruz. Beraberce alınan akşam yemeği sonrasında dileyen konuklarımız ile Tarihi Safranbolu Çarşısı içerisinde bulunan eğlence mekânlarına karışarak eğleniyoruz.
2.Gün Pazar: Amasra İstanbul
Açık büfe sabah kahvaltısı sonrasında, muhteşem Çay, Orman ve dağ manzaralı Karadeniz yollarından ve Bartın Çayının kollarını takiben Karadeniz’in eşsiz kıyıları Amasra’ya hareket ediyoruz. Yol güzergâhımız üzerinde bulunan Roma dönemine ait ve Ülkemizdeki tek yol anıtı olan Kuşkayası Yol Anıtını gezerek Fatih Sultan Mehmet’in gördüğü zaman Lala, çeşm-i cihan bumu ola? diye sorduğu Bakacak Tepesinde Amasra ve çevresini panoramik olarak izleyerek fotoğraf molası veriyoruz. Ardından liman bölgesine geçip Çeşm-i Cihan Restaurantta sınırsız balık ve salata yiyoruz(ekstra). Yemekten sonra, Büyük İskenderin gelini olan ve çocukları tarafından öldürülen Amastris’ in adına kurulduğu şehrin uzantısı olan Amasra’yı gezmeye başlıyoruz. Bedesten (Roma Bazilikası), Kale içi, Bizanslılar döneminde Kilise Osmanlılar döneminde Camii olarak kullanılan (Kilise–Camii) Şapel, Liman gezilerimizi tamamladıktan sonra Oymacılar Çarşısı’na gidiyor ve yöreye özgü Telkırma sanatı ile ilgili olarak çarşıdaki küçük dükkânlarda çalışan bayanlardan bilgi alıyoruz. Sonrasında hava şartları uygun olduğu takdirde, bir yarımada olan Amasra’yı bir de denizden görmek için, (ekstra) tekne turumuzu gerçekleştiriyoruz. Tekne turu sonrasında ise Amasra’dan ayrılıp, akşam saatlerinde İstanbul’a varıyor ve siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalar da bırakarak yeni turlarımızda sizleri tekrar görmek üzere vedalaşıyoruz.
|